Benim Gözümde 14 Şubat | Yalçın Güler

Benim Gözümde 14 Şubat

Her sene olduğu gibi şubat ayının ilk gününde başlar bu tantana. Eski Roma döneminde bir kilisede bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günüdür aslında. 1800 yıllarda Amerikalı’nın birisini ilk defa sevdiği birisine sevgililer günü kartı yolluyor ve olay burada kopuyor ve bu bir gelenek haline geliyor. Eskiden en yaygın olan şey eşe veya sevgiliye verilen kartmış. Kartta sadece aşk sözleri, şiirleri yazarmış.

Batı dünyasında ise sevgilisi olmayan kişiler sevdiği hoşlandığı birisine bir arkadaşı vasıtasıyla bir kağıda “benimle sevgili olur musun” yazarmış. Sevgililer gününde hemen herkes aynı şeyleri yaparmış. Çiçek, çikolata alırlarmış, yemeğe çıkarırlarmış.

Çiftler bu günün veya gecenin daha özel olması için çaba gösterir. İlgi çekici kıyafetler ve iç giyimi alırlar. Aşk’ı temsil ettiği düşünüldüğü içinde herkes kırmızıyı tercih eder. Bunun da ötesinde sevgilisine bu günde evlenme teklifi etme olayı bir hayli çok fazlalaştı.

Son 5 – 6 yıldır ise farklı farklı şeyler var. Onun sevgilisi sinemayı kapatmış, bunun sevgilisi büyük bir restoranı kapatmış. Şunun sevgilisi evin her yerini mumla, gül yapraklarıyla süslemiş. Daha da ötesi öbürünün sevgilisi Amerika’ya, Fransa’ya, Maldivler’e tatile götürmüş.

Şimdi güzel hoş ama bunlar her zaman yapılmıyor mu ? Hediyeler, yemekler, gezmeler, tozmalar bunlar hiç mi yapılmıyor. Neden kendinize fazlasıyla ek masraf yaptırıyorsunuz. Onun sevgilisi atıyorum ı phone 6s almış. Benim neyim eksik bende istiyorum. Senin beynin eksik. Sen yokluk görmemişsin, kuru ekmek yememişsin. Varsın almasın. Alınca da “aşkım ne gerek vardı niye aldın, bi ton para harcadın gerek yoktu” triplerine giriyorsunuz ama. Neden bu kadar kıskanç bir toplumuz ki.

Bunu da söylemeden edemeyeceğim. Akşam bir arkadaşımla havadan sudan boş boş konuşurken laf aşk meşk işlerine geldi. Bende şakasına dedim ki “Keşke burada olsaydın sana 1 günlük sevgili olurdum dedim 🙂 ve anında dedi ki hediyemi isterdim ama” dedi. İşte böyle bir kız milleti ile karşı karşıyayız.

Şunu unutmayın ki sizi seven, yanında olan, güven veren birisi. Bende o da yok. Sadece bilgisayarım var. Herkes gibi bende isterim birinin beni sevmesini.  Milletin sevgilisi avrupa’ya tatile götürüyormuş, bende götürürüm ne var. Gideriz Mekke’ye, Medine’ye. Bundan daha güzel bir şey var mı sizce ? Ona hediye almayı, yemeğe götürmeyi bende isterim. Ama gerektiği zamanda. Her gün cafelerde, sinemalarda, restoranlarda bu iş olmaz yürümez. Kendimi açıkça belli ederim. Param fazla yok gidelim bir markete alalım çekirdeğimizi, kolamızı gidelim bir parka oturalım. Cafeye gidip 4 çay içip 2 pasta yeyip 40 – 50 tl vereceğimize pastaneden pastamızı, tatlımızı alır evimize gider kendi çayımızı kendimiz demleriz. Zaten o da sevdiyse gerisi fasa fiso. Tabii bunu yapacak hâlâ bir sevgilim olmadı…

Yazar: Yalçın Güler 194 Blog Yazısı
1996 yılında doğdum. Aksaray Üniversitesinde Bilgisayar Programcılığı bölümü mezunuyum.

6 Yorum Yapıldı

  1. Eyy erkek milleti, zaten normal zamanda da ne gerek vardı? Diyerek unuttuğunuz sevgili ve eşleriniz kendini hatırlatmak için bugünlere ihtiyaç duymuş.
    Elbette seven ve düşünceli insan kendini belli eder. Emek vermeden seviyorum; denilen her şeyi insan daha kolay harcar.
    14 şubatla ilgili fikrimi yine de söylemeden edemedim. :))

Bir Yorumda Siz Bırakın

Eposta Adresiniz Yayınlanmayacaktır.


*