Blog Röportajları – Yalnız Ama Özgür

Geçen günlerde blog sözlükten tanıdığım değerli kardeşim Nur ile konuşurken, blogunun fazla ziyaretçi almadığını dile getirmişti. Blogumu nasıl geliştiririm, nasıl bir tanıtım yaparım diye benden fikir aldı. Blog aleminde tanıtım yazıları pek okunmaz. Bizde tanıtım yapmak yerine röportaj yapalım dedik. Röportaj, tanıtımdan çok daha ilgi çeken bir şeydir. Okuyucu bu tarz şeyleri çok sever. Neyse fazla uzatmadan röportajımıza geçelim.

1 -) Öncelikle bize kendinizden biraz bahseder misiniz ?
Anonim blog yazarlığı yaptığımdan ötürü kendim hakkında verebileceğim bilgiler biraz sınırlı. İsmim Nur. 20 yaşındayım. Adana’da yaşıyorum ve elektrik elektronik mühendisliği ikinci sınıfta okuyorum.

2 -) Blogun adı ve linki neden yalnizamaozgur, aklıma çok takıldı biraz açıklar mısınız ?
Bunu aslında biyografimde kısa bir şekilde açıkladım. 21. Yüzyılda insanların çoğunun hissettiği şey yalnızlık ve istedikleri şey özgürlük. Etraflarında ne kadar kişi olursa olsun hep kendilerini yalnızlaştırma eğilimi içindeler. Bunun nedenini çözemedim hala ama bu çoğunluğu kişiden kaynaklı bir sorun.
Özgürlük denilince ise genelin aklına bir karavan ve dünyayı dolaşmak geliyor. Fakat aslında onlar verilse bile ellerine yine kendi nefislerinin esirleri olacaklar. Kısa kesmek gerekirse (pek kısa olmadı gerçi) insanlığın aslında gerçekte var olmadığının farkında olmadığı iki ütopik kavramın birleşimi olmak istedim. Sözcüklerin dizilişi de yazılarıma biraz mizah biraz eğlence katmamın nedeni aslıda. Eğer ’Özgür ama yalnız’ olsaydı çok daha karamsar bir hava yaratırdı okuyan insan üstünde. Fakat ‘yalnız ama özgür’ biraz daha optimistik gibi gözüküyor gözüme.

3 -) Neden gerçekte olmayan iki kavram ? Bu seni insanlardan uzaklaştırmaz mı ?
Hayır, ben tam tersi şekilde düşünüyorum. Ütopik iki kavram olduğumdan (ve tabi ki anonim blogger olmamın da bir katkısı var)  insanlar beni hayali bir arkadaş olarak görüyor bilinç altlarında. Ve çoğu zaman yaşadığım, hissettiğim şeyleri anlatarak onların aslında yalnız olmadıklarını; bu dünyada bizimle benzer dertleri yaşayan, benzer şeyleri hisseden birilerinin daima var olduğunu gösteriyorum onlara.  Bu büyük bir şey benim için. Yüzümü göstermememin sebebi de bu. Hani genelde işte tesettürlüdür, kendini çirkin buluyordur insan ya da ailesi hoş yaklaşmadığından çekiniyordur yüzünü göstermeye. Ama bende üçü de yok. Sadece insanların hayal ettikleri şekilde hafızalarında yer etmek istiyorum.

4 -) İlk blog yazmaya nasıl başladınız ?
İlk blog yazdığımda sanırım sekizinci sınıftaydım. Kardeşime hazırladığım ödevleri paylaşıyordum çünkü çok zamanımı alıyordu. Bir başkasının benim harcadığım zaman ve emekten faydalanmasını istemiştim galiba. Ama onu sonra sildim tabii.

5 -) Blogspot’u bırakıp WordPress’e geçmeyi düşünüyor musunuz ?
Bunu çok düşündüm ama ona geçmek için maddi manevi imkanım, sabrım ve yeterli donananımım yok maalesef.

6 -) Kısa dönemde projeleriniz varsa biraz bahsedebilir misiniz ?
Blog ile ilgili sadece yazdığım birkaç yazı dizisini (Anime, Öldürücü 7gün, Her Ayın Gözdeleri, Film Yiyici gibi.) düzenli olarak devam ettirmek istiyorum. Ama onun yanında eğer başarılı ve mutlu olursam Minimalizm ile ilgili bir yazı dizisi yazmayı planlıyorum.

7 -) İçerik oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz ?
Bir yazı yazmadan önce kendime sorduğum soru şudur. ‘Bu yazı önüme gelse okumak ister miydim?’
Gerçi biraz sakat bir soru çünkü hepimizin ilgi alanları (doğal olarak) aynı değil. Fakat şu an için elimden gelenin en iyisi bu. Onun haricinde okuyucuyu sıkmamaya ve kendimi kasmamaya çalışırım. İkisi de okuyan kişi üstünde negatif etki bırakıyor. Yeri gelir yazıya gifler eklerim ki okuyucu eğlensin, gözüne de hitap etsin.

8 -) Anime’ye olan ilginizden bahseder misiniz ?
Anime’den ziyade animasyon izlemeyi severdim on iki on üç yaşlarındayken hep. Sonra Hayao Miyazaki’nin animasyonlarını keşfettim ve Japon çizgi filmlerine anime denildiğini öğrendim.  Bana diğer animasyonlara göre daha gerçeğe yakın, daha güzel geliyor. Sonrada patladı gitti olay. Hala izlemeyi seviyorum, zamanım oldukça izliyorum da.

9 -) İnternet’te forum, sosyal medya vb. sitelerde üyelik alırken kullandığınız özel bir kullanıcı adı var mıdır ?
Şu an için sadece aktif şekilde instagram’ı kullanıyorum.  Fakat genelde hep ‘yalnizamazogur’ kullanıcı adını kullanırım. Kendim kişisel olarak sosyal medya kullanmıyorum zaten.

10 -) Yazarken bugün ne yazsam deyip konu sıkıntısı çektiğiniz oluyor mu?
Benim en büyük sıkıntılarımdan biri kafama esince yazmam. Hani sürekli bir yazma zorunluluğu görmüyorum kendimde. Aslında olması gereken bu ama bende hani sıkışmadığı sürece düzenli iş yapmayan biriyim aslında. Sıkıştırsam kendimi yazmaktan, blogdan soğumaktan korkuyorum. İki ucu keskin kılıç anlayacağınız. Ama konu sıkıntısı hiç çekmedim şu an bile buller journalımda yazılması gereken on küsür konu ayrıntıları ile birlikte duruyor. Sadece o yazma isteğinin sürekli olması gerek.

11 -) Kendinize göre bir yazım tarzınız var mı? ( yazarken müzik dinlemek gibi)
En fazla şu olabilir bir yazıya başlayıp asla yarım bırakmam. Otururum. Başlarım, bitiririm ve yayınlarım. O kadar. O yazı bitene kadar, gifler düzenlenene kadar kalkmam bilgisayarın başından. Bazen üç bazen dört saat sürdüğü olur.

12 -) İstediğiniz bir şey, eklemek istediğiniz bir şeyler var mı ?
Beni röportaj yapmaya değer bulduğunuz için çok teşekkürler Yalçın bey okuyanınız ve abone olanınız çok olsun iyi günler.

Böylesine güzel keyifli bir röportaj için Nur kardeşime çok teşekkür ediyorum. Hatalı cümlelerimiz, kelimelerimiz illa ki olmuştur, sürç-i lisan ettiysek affola. Bir sonra ki yazıda görüşmek üzere hoşça kalın. Eyvallah

Nur’un bloguna buradan ulaşabilirsiniz.

3 Yorum

  1. Ece Evren demiş ki:

    Kayıtlı olduğum için, hangi sayfada olursam olayım, Yalçın’ın yayını sağ altta kendisini gösterir. Blogum açıktı ve bazı eski yayınları gözden geçiriyordum.
    Hemen tıklayıp röportajınızı okudum. Sorular tatminkardı, cevaplar da oldukça doyurucu.
    Yalnız Ama Özgür profil adını sevdiğim ve şu an adının Nur olduğunu öğrendiğim, üstelik de instagram’da takip ettiğim kızımla röportaj yaptığını görünce hemen okumaya başladım. Fırsat bulduğumda Nur’u okurum. Sanırım yorumlarım vardır bazı yazılarında. Sevdiğim kızımdır. Sıra dışıdır o benim için. Eğitim aldığı alanda başarılar dilerim. Tanımaktan mutlu oldum.
    Yalçın, seni de kutlarım. Her ikinizi de blog yazarlığında ve hayatınızda başarılar dilerim 🙂

    7 Eylül 2017
    Yanıtla
  2. yalnizamaozgur demiş ki:

    Sayın Yalçın Bey bana bu fırsatı tanıdığınız için tekrar teşekkür ederim. Çok keyifli bir röportajdı!

    Emeğinize sağlık.

    7 Eylül 2017
    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir