İzledim: Yan Yana

İzledim: Yan Yana

Türkiye’de bazen öyle projeler çıkıyor ki, daha ismini duyduğun anda bir durup düşünüyorsun. Hele ki kadroda Feyyaz Yiğit ve Haluk Bilginer gibi iki farklı dünyanın oyuncusu varsa… Açık konuşayım: “Bu ikili aynı filmde nasıl bir kimya yakalayacak?” diye merak etmemek elde değil.

İşte Yan Yana tam olarak bu merakın ürünü bir film. Ve izledikten sonra şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Beklentimin farklı bir yerinden yakaladı beni.

Konu ve Atmosfer (Spoiler Yok)

Film, temelde iki zıt karakterin yollarının kesişmesini anlatıyor. Aslında bu hikâye, dünya sinemasında daha önce Intouchables (Can Dostum) ile büyük bir başarı yakalamış bir anlatının Türkiye’ye uyarlanmış hali. Ama önemli olan şu: Bu sadece birebir bir kopya değil, yerelleştirilmiş bir yorum. Ben Intouchables (Can Dostum) filmini izlemediğim için net bir yorum yapmam hoş olmaz. Sadece bu film üzerinden ilerleyeceğim.

Hikâye ilerledikçe dram beklentisi oluşuyor ama film seni oraya sabitlemiyor. Tam duygusal bir an yakaladım derken, bir bakıyorsun yüzünde hafif bir gülümseme oluşmuş. Bu geçişler çok doğal ve zorlamasız.

Yan Yana Filmi Konu ve Atmosfer (Spoiler Yok)


Oyunculuklar: Filmi Taşıyan Güç

Filmin en güçlü yanı kesinlikle oyunculuklar.

  • Haluk Bilginer zaten tartışmasız bir usta. Karakterine verdiği ağırlık ve derinlik çok dengeli.
  • Feyyaz Yiğit ise sürpriz değil ama yine de şaşırtıcı derecede iyi. Mizahı doğal, yapay değil. Karakteri “oynamıyor”, resmen yaşıyor.
  • Şevval Sam çok kısa bir sahne de yer almasına rağmen benim gözümde filme çok güzel katkı sağlamış.
  • Bige Önal, filmde daha modern ve mesafeli bir karakterin temsilcisi gibi duruyor. Duruşu, mimikleri ve doğal oyunculuğuyla sahnelerde abartıya kaçmadan etkili olmayı başarıyor. Özellikle bazı anlarda, tek bir bakışla bile karakterinin iç dünyasını hissettirebilmesi oldukça başarılı.
  • Hatice Aslan ise her zamanki gibi tecrübesini konuşturuyor. Daha derin, daha oturmuş bir karakterle karşımıza çıkıyor ve bulunduğu sahnelere ağırlık katıyor. Onu izlerken “iyi oyunculuk” dediğimiz şeyin ne kadar sade ama etkili olabileceğini tekrar fark ediyorsun.

Refik ve Ferruh ikilinin uyumu filmi izlenir kılan en büyük faktörlerden biri. Aralarındaki diyaloglar yapaylıktan uzak ve oldukça akıcı.


Film Dram mı, Komedi mi?

Bence bu film için tek bir tür söylemek zor.

  • Saf dram değil
  • Saf komedi de değil

Daha çok “duygusal komedi” diyebileceğimiz bir çizgide ilerliyor. İzlerken seni yormuyor, aksine rahatlatıyor. Bu da filmi tekrar izlenebilir yapan önemli bir detay.


Eleştiri: Gereksiz Detaylar ve Ürün Yerleştirme

Her şey bu kadar iyi giderken bazı detaylar dikkat çekiyor.

Özellikle:

  • Hikâyede daha derin işlenebilecek bazı ilişkiler yüzeyde kalmış. Biraz da Ferruh’un ailesiyle olan bağlarını anlatabilirlermiş, çok kısa kalmış.
  • Bazı sahneler (özellikle ürün yerleştirme hissi veren kısımlar) filmden koparıyor. (Getir Reklamı)

Bu tarz reklam hissi veren anlar, sinema deneyimini biraz zayıflatıyor. İzleyici olarak hikâyeye kaptırmışken böyle bir müdahale görmek açıkçası gereksiz hissettiriyor.


Genel Değerlendirme

Yan Yana, beklentiyi doğru ayarladığında oldukça keyifli bir film.

  • Akıcı
  • Sıkmıyor
  • Duyguyu dozunda veriyor
  • Oyunculuklar güçlü

Eksikleri var mı? Evet.
Ama genel tabloya baktığında bu eksikler filmin önüne geçmiyor.


Son Söz

Benim için Yan Yana filmi, “izlerken iyi hissettiren” filmler kategorisine giriyor. Ağır dram beklentisiyle açarsan belki aradığını bulamayabilirsin ama sıcak, samimi ve yer yer güldüren bir hikâye arıyorsan kesinlikle şans vermelisin.

Tekrar izler miyim?
Hiç düşünmeden: Evet. Filme puanım 10 üzerinden kesinlikle 8.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

Selam, ben Yalçın, 15 yıldır bu bloga bir şeyler karalıyorum. Aksaray Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı mezunuyum. Aktif olarak Anadolu Üniversitesi Web tasarımı ve Kodlama bölümü okumaktayım.

İlgili Yazılar

Bir Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir