YouTube’un hayatımızdaki yeri her geçen yıl daha da büyüyor. Eskiden yalnızca video izlemek için kullandığımız bu platform, bugün birçok içerik üreticisinin kariyerini şekillendirdiği, milyonlarca insana ulaşabildiği dev bir ekosistem hâline geldi. Türkiye’de bu dönüşümün en çok konuşulan isimlerinden biri ise hiç şüphesiz Enes Batur Sungurtekin oldu.
Milyonlarca aboneye ulaşan Enes Batur, YouTube’daki başarısını bir adım ileri taşıyarak kendi hayatından ilham alan “Hayal Mi Gerçek Mi” adlı sinema filmiyle izleyicilerin karşısına çıktı.
Film vizyona girdiği ilk günlerden itibaren sosyal medyada oldukça fazla konuşuldu. Seveni kadar eleştireni de vardı. Ben ise ön yargıyla yaklaşmak yerine filmi izleyip kendi fikrimi oluşturmayı tercih ettim.
Bu yazıda, Enes Batur Hayal Mi Gerçek Mi filmi hakkında tamamen kişisel düşüncelerimi paylaşacağım.
Enes Batur Hayal Mi Gerçek Mi Filmi Hakkında
Enes Batur’un başrolünde yer aldığı Hayal Mi Gerçek Mi, 19 Ocak tarihinde vizyona girerek sinemaseverlerle buluştu.
Film, Enes Batur’un çocukluk yıllarından başlayarak YouTube’daki yükselişine uzanan yolculuğunu konu alıyor. Elbette hikâyenin sinema dili gereği kurgusal yönleri de bulunuyor. Ancak genel çerçevede, Enes Batur’un hayatından esinlenen bir yapım olduğunu söylemek mümkün.
Film daha vizyona girmeden önce yayınlanan fragmanı kısa sürede milyonlarca kez izlendi ve sosyal medyada uzun süre gündemde kaldı.
Bu ilginin en büyük sebeplerinden biri de Enes Batur’un özellikle genç izleyici kitlesi üzerindeki etkisiydi.
Filmi İzlemek İçin Sinemaya Gitmiştim
Filmi gerçekten merak ediyordum.
Vizyona girdikten yaklaşık bir hafta sonra sinemada izlemeye karar verdim.
Ancak alışveriş merkezine gittiğimde beklediğimden çok daha büyük bir kalabalık vardı.
Sinemanın önü adeta dolup taşıyordu.
En dikkatimi çeken şey ise izleyici kitlesiydi.
Salonda yalnızca çocuklar değil;
- aileler,
- gençler,
- yetişkinler
kısacası her yaştan insan bulunuyordu.
Bu da filmin toplumun farklı kesimlerinde ciddi bir merak uyandırdığını gösteriyordu.
“Sen de mi İzledin?” Diyenlere
Filmi izlediğimi söylediğimde çevremden farklı yorumlar aldım.
En çok duyduğum cümleler ise şunlardı:
- “Sen de mi Enes Batur izliyorsun?”
- “Bunlar internet fenomeni.”
- “Bunların yaptığı içerik mi?”
- “Oturdukları yerden para kazanıyorlar.”
Evet.
Filmi izledim.
Videolarını da zaman zaman takip ettim.
Bunu gizlemenin veya inkâr etmenin hiçbir anlamı yok.
Çünkü bir yapımı eleştirebilmek için önce onu izlemek gerektiğine inanıyorum.
İzlemeden yapılan yorumlar bana göre sağlıklı değerlendirmeler değildir.
Başarıya Saygı Duymayı Öğrenmeliyiz
Toplum olarak bazen başarılı insanları takdir etmek yerine onları küçümsemeyi tercih ediyoruz.
Özellikle internet üzerinden içerik üreten kişilere karşı hâlâ ciddi ön yargılar bulunuyor.
Oysa bugün dijital içerik üretmek de ciddi emek isteyen bir meslek hâline geldi.
Video hazırlamak…
Kurgu yapmak…
Senaryo oluşturmak…
Çekim yapmak…
Milyonlarca kişiye hitap edebilmek…
Bunların hiçbiri dışarıdan göründüğü kadar kolay değil.
Elbette herkes Enes Batur’u sevmek zorunda değil.
Filmlerini de beğenmek zorunda değil.
Ancak verilen emeğe saygı göstermek gerektiğini düşünüyorum.
Eleştiri yapılabilir.
Fakat eleştiri bilgiye ve izlenime dayanmalı.
Filmde En Çok Dikkatimi Çeken Noktalar
Filmi izlerken hoşuma giden birkaç detay oldu.
Özellikle bazı sahnelerde doğallığın korunmaya çalışıldığını hissettim.
Doğaçlama gibi duran diyaloglar bana daha samimi geldi.
Bunun yanında filmin teknik anlamda eksik olduğunu düşünenler de olabilir.
Ben ise filmi değerlendirirken şunu göz önünde bulundurdum:
Bu yapım, klasik bir aksiyon veya dramatik sinema filmi olma iddiasıyla değil; bir internet içerik üreticisinin kendi hikâyesini beyaz perdeye taşıma amacıyla hazırlanmıştı.
Bu açıdan baktığımda beklentimi büyük ölçüde karşıladığını söyleyebilirim.
Film Kusursuz muydu?
Elbette hayır.
Benim de eleştirdiğim noktalar oldu.
Bazı karakterlerin daha fazla işlenebileceğini düşündüm.
Bazı sahnelerin ise daha güçlü yazılabileceğine inanıyorum.
Ancak bunlar filmin tamamını kötü yapacak seviyede değildi.
Genel olarak eğlenceli, akıcı ve izlenebilir bir yapım olduğunu düşünüyorum.
Hatta ilerleyen zamanlarda tekrar izleyebileceğim filmler arasında yer alıyor.
İzlemeden Önce Değil, İzledikten Sonra Yorum Yapın
Son yıllarda sosyal medyada sık karşılaştığım bir durum var.
Bir film vizyona giriyor.
Henüz izlemeyen insanlar bile yorum yapmaya başlıyor.
Oysa bana göre bir filmi değerlendirebilmek için önce onu izlemek gerekir.
Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz.
Bu tamamen kişisel bir tercihtir.
Ancak ön yargıyla yapılan eleştiriler hem izleyicilere hem de emeği geçen insanlara haksızlık olur.
Hayallerin Peşinden Gitmekten Vazgeçmeyin
Filmden aklımda kalan en önemli mesajlardan biri de buydu.
Hayal kurmak güzeldir.
Ama hayalleri gerçekleştirebilmek için çalışmak gerekir.
Hiç kimse başarıya bir gecede ulaşmıyor.
Bugün milyonlarca insanın tanıdığı isimlerin arkasında da yıllar süren emek bulunuyor.
Belki farklı alanlarda…
Belki farklı mesleklerde…
Ama herkes kendi hayalinin peşinden gidebilir.
Yeter ki vazgeçmesin.
Sonuç
Enes Batur Hayal Mi Gerçek Mi, herkesin aynı düşünceyle ayrılacağı bir film olmayabilir.
Kimileri çok beğenir.
Kimileri beklentisini karşılamadığını düşünebilir.
Ben ise filmi genel anlamda keyifle izledim ve pişman olmadım.
En önemlisi de, bir internet içerik üreticisinin kendi hikâyesini sinema perdesine taşıma cesaretini takdir ettim.
Bence bir yapımı değerlendirmenin en doğru yolu, onu izledikten sonra kendi fikrimizi oluşturmaktır.
Çünkü gerçek yorum, ön yargıyla değil; deneyimle yapılır.
Ve son olarak…
Hayalleriniz ne olursa olsun, ertelemeyin.
Çalışın.
Üretin.
Vazgeçmeyin.
Belki de bugün attığınız küçük bir adım, yıllar sonra sizin en büyük başarınızın başlangıcı olur.
Yalçın Güler sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Çok güzel açıklama yapmışsın, çok beğendim teşekkür ederim. Umarım 2.ci filmin yorumu da gelir.
Gerçek ne ise ben onları yazdım. Her şey Enes’e bağlı. Enes Batur ikinci filmi çekerse gider izlerim yine yorumlarım 🙂