Evet ben bir Şeker (diyabet tip 2) hastasıyım. Ne yazık ki günümüz de 3 insandan 2’si şeker hastası. Bebeğinden çocuğuna, gencinden yaşlısına herkeste bu hastalık mevcut. Peki neden ? Neden bu hastalık son zamanlarda artış gösterdi, neden hastane de doktorların kapısında sıra oluştu. Bunu hiç kendimize sorduk mu ? Benim gibi hasta olup veya hasta yakını olan bir çok insan benimle iletişime geçiyor. Yorum atıyor, mail atıyor, sosyal medya üzerinden iletişim kuruyor. Elimden geldiği kadarıyla tüm hepsine dönmeye çalışıyorum.

Şeker hastalarının bildiği bir şeydir ama ben yine de bilmeyenler için ufak bir bilgi vereyim. Şeker (diyabet) hastalığı baştan aşağı tüm vücudumuzu ciddi anlamda etkileyebilecek bir durumdur. Kansere bile tedavi bulunmuş iken ne yazık ki diyabet hastalığı için bir tedavi geliştirilememiş olmasına rağmen, erken tanı ve tam bir etkin diyetle bu durumu azaltabiliriz. Sizce eski zamanlarda şeker hastalığı diye bir şey biliniyor muydu ? Bence hayır.

Doğal bir yaşam olduğu için her şey organikti. Süt, yoğurt, peynir, tereyağ, meyve, sebze vb aklınıza gelen tüm ürünler organik sağlıklı ürünlerdi. Fakat yıllar geçtikçe fabrikalar kuruldukça işin içine katkı maddeleri girmeye başlayınca doğal olarak hastalıklarda baş gösterdi. Şeker hastalığı sadece yiyecek ve içeceklerden oluşan bir durum değildir. Aileden gelen genetik, kalıtsal ve çevresel faktörlere de bağlanmaktadır.

Şeker hastalığından habersiz hayatına devam eden insanlar bile mevcut. Hastalığı olan bir çok kişiye net bir tanı konulamamıştır. Benim hastalığım genetikten gelen bir durum. Üstüne üzüntü, sinir, stres faktörü de eklenince hastalığım iyice baş gösterdi ve artık beni rahatsız etmeye başladı. Sürekli ağzım kuruyor, çok su içme istediği geliyordu. Bundan dolayı günde en az abartısız 10-15 kez lavaboya gidiyordum. Üzerimde sürekli bir halsizlik, yorgunluk, gözlerimde bulanıklık ve ağrı hissediyordum. Buda Tip1 diyabetin belirtileriydi.

Tip 1 tanısı konulduktan 3 ay sonra ki kontrolümde artık Tip 2 hastası olduğum söylenildi. Tip 1 diyabetten sonra Tip 2 teşhisi konulduğunda zaman geçtikçe sürekli kendimi aç hissediyordum, vücudumda oluşan yaralar çok geç iyileşiyordu. Örnek vermek gerekirse “kırık olan sol baş parmağım halen iyileşmedi.” Zaman geçtikçe vücudumun belirli yerleri kurumaya başladı. “Derilerim hissizleşti ve ölü deri haline geldi diyebilirim” Ayaklarımda ve ellerimde karıncalanma ve hissizleşme başladı.

Eğer bu belirtilerden bir veya birkaçı sizde var ise mutlaka doktora gitmeyi ihmal etmeyin. Yakın çevrenizde de bu sorunlar ile karşılaşan ile var ise mutlaka uyarın.

Sağlığınıza dikkat edin, henüz hiçbir şey için geç değil. Doktora gitmeyi ihmal etmeyin, yoksa sonra pişman olabilirsiniz.