Hayatta bazı anlar vardır ki, insanın yaşamını tamamen değiştirir. Benim için o anlardan biri de diyabet (şeker hastalığı) teşhisi aldığım gündü. O güne kadar sağlığımı çok fazla önemsemediğimi itiraf etmeliyim. Düzensiz beslenme, hareketsiz bir yaşam ve bozuk uyku düzeni zamanla hem fiziksel hem de psikolojik olarak beni oldukça yıpratmıştı.
Bugün bu yazıyı yazmaktaki amacım bir diyet listesi paylaşmak ya da tıbbi tavsiyelerde bulunmak değil. Sadece kendi yaşadığım süreci, bana iyi gelen alışkanlıkları ve bu süreçte neler öğrendiğimi samimi bir şekilde sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki benim yaşadıklarım, benzer durumlarla mücadele eden birine umut olur.
Diyabet Teşhisi Almadan Önce Nasıl Bir Hayat Yaşıyordum?
Yaklaşık bir ay önce diyabet teşhisi aldım ve doktorumun önerisiyle insülin tedavisine başladım. Açık konuşmam gerekirse, o zamana kadar hayat düzenim hiç de sağlıklı değildi.
Uzun süre evde hareketsiz kalıyordum. Bilgisayar başında saatler geçiriyor, çoğu zaman gün içinde sadece bir öğün yemek yiyordum. Gece saat 04.00-05.00 gibi uyuyor, öğleden sonra 14.00-15.00 civarında uyanıyordum.
En kötü tarafı ise iştahsızlıktı.
Canım neredeyse hiç yemek yemek istemiyordu. Sürekli halsiz hissediyor, enerjim hiç olmuyordu. Gün boyunca üzerimde tarif edemediğim bir yorgunluk vardı. En küçük işi yapmak bile bana zor geliyordu.
Şimdi geriye dönüp baktığımda, vücudum aslında uzun zamandır bana yardım çağrısında bulunuyormuş.
Diyabet Teşhisi Sonrası Hayatım Tamamen Değişti
Doktorum bana diyabet teşhisini koyduğu gün, artık bazı alışkanlıklarımı değiştirmem gerektiğini söyledim.
O gün kendime küçük ama önemli bir söz verdim:
“Sağlığımı ertelemeyeceğim.”
Çünkü şunu çok iyi anladım ki; insanın sağlığı yerinde değilse ne çalışabiliyor, ne üretebiliyor ne de hayattan keyif alabiliyor.
Birçok insan için diyete başlamak oldukça zordur.
Aslında asıl zor olan şey, diyeti uzun süre sürdürebilmektir.
Benim motivasyonum ise tamamen sağlığımdı.
Doktorumun tavsiyelerine uymaya başladım, beslenme düzenimi değiştirdim ve hayatıma düzenli yürüyüşü ekledim.
İlk günlerde biraz zorlandım ama birkaç hafta sonra bunun bir zorunluluk değil, yaşam biçimi hâline geldiğini fark ettim.
1 Ayda 7 Kilo Vermeyi Nasıl Başardım?
Diyabete yakalanmadan önce yaklaşık 76 kilogram ağırlığındaydım.
Vücudum ödem toplamıştı.
Özellikle ellerimde ve yüzümde belirgin şişlik vardı. Göbek bölgem de oldukça büyümüştü. Kendimi hem fiziksel hem de psikolojik olarak hiç iyi hissetmiyordum.
Doktor kontrolünde beslenme düzenimi değiştirdim.
Düzenli yürüyüş yapmaya başladım.
Öğünlerimi aksatmadım.
Bol su içmeye özen gösterdim.
Yaklaşık bir ayın sonunda tartıya çıktığımda 69 kiloya düştüğümü gördüm.
Yani sadece bir ay içerisinde 7 kilo vermiştim.
Benim için bu gerçekten büyük bir motivasyon oldu.
Elbette herkesin metabolizması farklıdır. Bu nedenle herkes aynı sürede aynı sonucu alamayabilir. Ben sadece kendi yaşadığım deneyimi paylaşıyorum.
Bana En Çok Fayda Sağlayan 10 Alışkanlık
Bu süreçte uyguladığım ve bana gerçekten fayda sağladığını düşündüğüm alışkanlıklar şunlar oldu:
1. Günde 3 yerine 6 küçük öğün tüketmeye başladım
Uzun süre aç kalmak yerine gün içine yayılan küçük porsiyonlar tüketmek hem açlık krizlerini azalttı hem de daha enerjik hissetmemi sağladı.
Öğün düzenim genellikle şöyleydi:
- Kahvaltı
- Ara öğün
- Öğle yemeği
- Ara öğün
- Akşam yemeği
- Gece ara öğünü
2. Porsiyonlarımı küçülttüm
Eskisi gibi büyük tabaklar hazırlamak yerine daha küçük porsiyonlar tercih ettim.
Yavaş yemek yemeye çalıştım.
Bu sayede daha çabuk doyduğumu fark ettim.
3. Sebze ve yeşillik tüketimini artırdım
Öğünlerimde salata ve yeşil sebzelere daha fazla yer vermeye başladım.
Bu hem tokluk hissini artırdı hem de daha dengeli beslenmeme yardımcı oldu.
4. Beyaz ekmeği bıraktım
Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tercih etmeye başladım.
Bu değişiklik bile kan şekeri kontrolü açısından önemli bir fark oluşturdu.
5. Yemeğe odaklanarak yemeye başladım
Eskiden bilgisayar başında veya telefonla uğraşırken yemek yiyordum.
Şimdi ise sadece yemeğe odaklanıyorum.
Böylece ne kadar yediğimin daha fazla farkına varıyorum.
6. Tuz ve yağı azalttım
Tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da yemeklerimde daha az yağ ve daha az tuz kullanmaya başladım.
7. Hamur işlerinden uzak durdum
Poğaça, börek, açma ve benzeri hamur işlerini mümkün olduğunca hayatımdan çıkardım.
İlk zamanlar zor olsa da zamanla alışılıyor.
8. Şekersiz çay ve kahve içmeye başladım
Eskiden şekerli tükettiğim içecekleri artık şekersiz içiyorum.
İnsan birkaç hafta sonra gerçekten alışıyor.
9. Meyveyi kontrollü tüketiyorum
Meyveler sağlıklı olsa da içerdiği doğal şeker nedeniyle porsiyon kontrolü yapıyorum.
Genellikle ara öğünlerde tüketmeye özen gösteriyorum.
10. Düzenli yürüyüş ve bol su
Benim için en büyük değişimlerden biri yürüyüş oldu.
Her gün düzenli yürüyüş yapmaya çalışıyor ve gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmeye özen gösteriyorum.
Not: Ben bu süreçte oldukça uzun süre yürüyüş yapıyordum. Ancak herkes için uygun egzersiz süresi farklı olabilir. Egzersiz planının yaşa, sağlık durumuna ve doktor tavsiyesine göre belirlenmesi çok daha doğrudur.
Bu Süreç Bana Ne Öğretti?
Kilo vermekten çok daha önemli olan şeyin sağlıklı hissetmek olduğunu öğrendim.
Eskiden sürekli yorgun uyanırken artık daha enerjik hissediyorum.
Eskiden gün içinde sürekli uyumak isterken şimdi daha hareketli bir yaşam sürüyorum.
En önemlisi ise diyabet teşhisi aldıktan sonra bunun hayatın sonu olmadığını gördüm.
Doğru beslenme, düzenli hareket ve doktor tavsiyelerine uymak gerçekten büyük fark oluşturabiliyor.
Son Olarak
Ben doktor ya da diyetisyen değilim. Bu yazıda anlattığım her şey tamamen kendi yaşadığım deneyimlerden oluşuyor. Her diyabet hastasının sağlık durumu farklıdır. Bu nedenle beslenme veya egzersiz konusunda mutlaka doktorunuzun ve diyetisyeninizin önerilerini dikkate almalısınız.
Benim için bu süreç, yalnızca kilo vermekten ibaret değildi.
Kendime yeniden bakmayı, sağlığımı öncelik hâline getirmeyi ve küçük değişikliklerin zamanla büyük sonuçlar doğurabileceğini öğrendim.
Eğer siz de sağlıklı bir yaşama başlamak istiyorsanız, mükemmel olmayı beklemeyin.
Küçük bir adımla başlayın.
Çünkü bazen insanın hayatını değiştiren şey, attığı ilk adımdır.
Yalçın Güler sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
