O Sene Bu Sene Bundan Sonra Her Sene

Yıllardır hasret kaldığımız şeye kavuştuk. İlk şampiyonluğu 2002 – 2003 yılında Mircea Lucescu hocanın zamanında görmüştüm. En son şampiyonluğu ise 2008 – 2009 yılında Mustafa Denizli hocanın zamanında görmüştüm. O zamanlar ilk okula gidiyordum galiba.

Geçen sene ve bu sene çok inanmıştık ve o sene bu sene bundan sonra her sene demiştik dediğimizde oldu. Hep hayalimdi aslında İnönü stadyumunu görmek o atmosferi yaşamak, beleş tepeden stadı izlemek. Yıkılıp yenisi yapılacağını öğrenince gerçekten çok üzülmüştüm ve ağlamıştım. Çünkü İnönüyü bir daha göremeyeceğim. Son Gençlerbirliği maçından sonra stadımız yıkılmıştı. Bizlere evini açan Başakşehir’e ve Osmanlıspor’a çok çok teşekkür ediyorum.  3 yıl boyunca her gün stadın inşaat halini izledim merakla bitmesini bekliyordum.

FEDA sezonu dedik. Bize hep dediler Beşiktaş bitti, iflas ettiler, kulübü kapatırlar gibisinden konuşmalar oldu. Ama ne bir Beşiktaş yöneticisi, oyuncusu, taraftarı yılmadı inandı sürekli Beşiktaş’ın yanında durdu. Bir çok oyuncu uzun süre parasını alamadı. Beşiktaş’a FEDA olsun dediler. Çıktılar her zaman ki gibi oyunlarını oynadılar. Belki yendik, belki yenildik ama hiç bir zaman Beşiktaş yılmadı. Bunu herkes bilsin. Bir çok talihsiz olaylar oldu. Hepsine göğüs gerdi Beşiktaş.

Slaven Bilić zamanında Beşiktaş çok güzel top oynadı fakat, Süleyman Seba sezonu şampiyon olamadık. Süleyman Seba için o kupayı bizim almamız gerekiyordu fakat olmadı. Sonra bir adam geldi. Şenol Güneş, 2002 dünya kupası Türk Milli takımın arkasında dimdik duran, ülkemize bronz madalya kazandıran adam gibi adam. O yıllar Şenol hoca acımasız bir şekilde gerek kıyafeti ile gerek saçı ile acımasız bir şekilde eleştirildi. Gazeteler, televizyonlar hep Şenol hocayı kötüledi. Ama bilmiyorlar ki, Şenol Güneş Türk futbol tarihinin en büyük başarısına imza atmıştı. Şenol hoca hiç yılmadı kendine ve oyuncularına daima güvendi.

2015 yılında Beşiktaş’a teknik direktör olarak geldi. Yine kötülediler, eleştirdiler. Basın desteği yoktu belki ama biliyordu ki arkasında büyük bir Beşiktaş taraftarı vardı. İlk geldiği sene oyun düzeni ile 17 takımı alt üst etti ve şampiyon yaptı. Beşiktaş’ı çekemedikleri için yine yalan dolan sözler ortaya atmaya başladılar. Beşiktaş şike yapıyor, hakemler Beşiktaş’ı kolluyor vs

Ne yönetim, ne teknik heyet, ne futbolcular, ne taraftarlar hiç bir zaman Beşiktaş aşkından vazgeçmedi. “Bölünür senin için uykular, gidilecek çok deplasman var sana adanmış bütün hayatlar haydi bastır Kara Kartal” dedik. “Gündoğdu hep uyandık statlara dayandık. Beşiktaş’ın uğruna da bayraklara dolandık” dedik. “Beşiktaş’ım sen çok yaşa canım feda olsun sana, hiçbir şeye değişilmez senin sevgin bu dünya da” dedik. “Sevinmek için sevmedik biz seni,sen yenilmişsin umurum da değil ki, şereftir bu yolda seninle yürümek, hep kol kola bir gün değil, her gün Beşiktaş” dedik.

Her maçta her deplasman da avazımız çıkana kadar gırtlağımızı yırtana kadar bu besteleri söyledik. Yılmadık, sırtımızı geri dönmedik. İyi ki Beşiktaş var. Her şey gider Beşiktaş kalır. 2 sene üst üste şampiyon olduk ve 3. yıldızı aldık. İnşallah bundan sonra ki seneler de şampiyon oluruz.

Yalçın Güler

1996 yılında hayata Hello World demiş. Aksaray Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümü mezunu. 6 yıldır blog yazar. Bootstrap, Html/Css, az çok php bilen bir insan.

6 thoughts to “O Sene Bu Sene Bundan Sonra Her Sene”

  1. BEŞİKTAŞI eleştirenlere gelsin bu söz “Fazla eleştiri gizli hayranlıktır”.
    Ayrıca trilyonluk oyuncular alabilen ama yinede bileğimizi bükemeyen ve bükemeyecek olan maddi anlamda zengin maneviyatı son derece fakir olan futbol kulüpleri
    “ÇOK LAF YALANSIZ, ÇOK MALDA HARAMSIZ OLMAZ”.
    Deyip geçiyorum

  2. Benim çocukluğumda 89 ve 92 seneleri arasında 3 sene arka arkaya şampiyon olmuştuk. Hani şu metin-ali-feyyazlı, rızalı, kadirli, ulvili, recepli, şifolu, sergenin yeni yeni a takıma çıktığı zamanlar. İşte o dönem de artık her sene şampiyon oluruz, en güçlü kadro bizde falan filan diye konuşurduk çocuk aklımızla. Aslında haksız da değildik hani. En iyi futbolcular bizdeydi, en güzel futbolu biz oynardık, alt yapıdan sürekli yeni topçular çıkardı. Fakat ne mi oldu? Şike diye bir kavramla tanıştık daha 9 yaşımızda. Arka arkaya 4. şampiyonluğumuza izin vermediler.

    Bugün de arka arkaya gelecek muhtemel şampiyonluklar konuşuluyor ama eminim ki yine bir şekilde önümüz kesilecek. Direkt şike veya maç satmaktan bahsetmiyorum. Günümüzde bunun elli bin çeşit yöntemi var, biliyorsunuz.

    Dipnot: Bundan 7-8 sene önce bir tatil köyünde bir abi ile tanıştım. Yaşı benden epey büyük belli ama vücut çok fit : ) üzerinde de milli, takım eşofmanı görünce merak edip sordum nedir, ne değildir falan diye. Adam (ismini vermiyim merak eden arar bulur) denizlisporun eski kalecisiymiş ve ersun yenalın ekibinde kaleci antrenörlüğü yapmış uzun süre.

    Benim futbola ve beşiktaşa olan ilgimi görünce abi başladı anlatmaya. Hatırlar mısın hani bülent ataman ve bir kaleci antrenörü hakem cüneyt çakıra saldırmıştı, işte o kişi benim 🙂 Sohbet uzadıkça uzadı ve kalecilik günlerine kadar gitti. Beşiktaş – denizli maçı önce galatasaraydan soyunma odasına gelen çanta çanta paralardan falan bahsetti.

    Diyeceğim şu ki o zaman yapıldı, bugün yine yapılır. Belki yöntem farklı olur ama amaç aynı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir