15 Temmuz Darbe Girişimi

Saat 21:00 babam işten geldi, bir şeyler atıştırdı. Biraz televizyona baktıktan sonra yatmaya gitti. 5 dakika sonra ağabeyim düğünden geldi. Ben bilgisayar da oyun oynuyordum, ağabeyim içeri de televizyona bakıyordu. Annem ise karşı apartmanda düğün evindeydi. Saat 22:00 sularında ağabeyim beni içeriye çağırdı ve darbe oluyor dedi. Bana o anda bir kal geldi.

Seksenler dizisinde falan görmüştüm darbe’nin nasıl olduğunu. Ama ömrü hayatımda bunu yaşayacağım aklımın ucundan dahi geçmezdi. En kötüsü de, telaşlı bir şekilde babamı uyandırıp “baba kalk, darbe oluyor” dememdi. Hepimizin suratı buz kesmişti. Babam bir şey diyemedi , bir hışım kalktı ve odaya gittik. Kanaldan kanala geçiyorduk, asker yönetime el koydu, köprüyü kapattılar diye yayın yapıyorlardı. F-16’lar, helikopterler sürekli havadaydı. Ciddi anlamda korkmaya başlamıştım. Herkese mesaj atıyordum, helallik istiyordum falan. O an ne yaptığımı hiç hatırlamıyorum.

Uyku falan diye bir şey kalmamıştı artık. Pür dikkat televizyona bakıyorduk. 23:00 sularında internete erişim yoktu. Helikopterler, F-16’lar belirli bölgelere sürekli ateş edip bomba atıyordu. Bunları gördükçe korkum gittikçe artmıştı. 00:05 sularında trt spikeri Tijen Karaş, darbe bildirisini okumaya başladığında ağlamaya başlamıştım.

Sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan biz Türkiye Cumhuriyeti halkını meydanlara çağırdı.
Cumhurbaşkanı, “Halkımıza çağrı yapıyorum: milletimizi illerimizin meydanlarına, hava limanlarına davet ediyorum, milletçe toplanalım. Bunların azınlık grubu, tanklarıyla, toplarıyla gelsinler” dedi. Darbe girişiminin milli iradeye yönelik bir ayaklanma hareketi olduğunu söyleyen Erdoğan, hukuk kuralları çerçevesinde bu kişilerin gerekli cezaları alacağını vurguladı.
İstanbul Atatürk Havalimanı’nda darbe girişiminde bulunanlar tarafından uçuş kontrol kulesine el konuldu ve uçuş trafiği durdurulmuştu. Tanklar araçları ezerek, Genelkurmay çevresinde ve karargah içinde çatışma çıktığı, Ankara Emniyet Müdürlüğüne uçak, helikopter ve tankla atış yapıldığı canlı canlı izledik. Türkiye Büyük Millet Meclisine peş peşe bomba yağdırdılar.

Evde ki büyük Türk Bayrağını sırtıma bağladım ve saat 03:00 sularında ailecek bizde meydana çıktık. 2 saat durduktan sonra tekrar eve geldik. Biz evden çıktıktan sonra Meclisimizi yine peş peşe bombalamışlar. Ankara İl Emniyet Müdürlüğünü ikinci kez savaş uçakları ve helikopterler ile tekrar vuruşlar. Tabii ki de uyku denen bir şey yoktu. Televizyon başında olan bitenleri izliyorduk. Eve geldiğimiz de televizyonu açtığımız da Meclisi ve Genelkurmay Başkanlığını bombalayıp orada ki Türk askerlerimize ateş açmışlar. Boğaziçi Köprüsü’nde bir tank top atışı yaptı ve bir toma alev aldı. Sonrasın da bir çok gelişme daha oldu ama benim aklımda kalanlar sadece bunlar.

Ve o ADAM. Ömer Halisdemir. Tek başına Türk Milletinin kaderinin seyrini değiştirmiş olan subayımız. Buraya onun hakkında ne yazsam az gelir. Allah’ım Ömer Halisdemir gibi askerlerimizi başımızdan eksik etmesin. Vatanı için Şehit oldu. Bir çok askerimiz, sivil halkımız Şehit ve Gazi oldu. 15 Temmuz da tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ülküsü uğruna canlarını feda eden Şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum, mekanları cennet olsun. Tarihimizin en alçak ihanet girişimine göğüslerini siper ederek geçit vermeyen gazilerimizden de Allah razı olsun.

Hatalı cümlelerim, kelimelerim illa ki olmuştur, sürç-i lisan ettiysem affola. Eyvallah

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir