Ne Yapıyorum Bu Aralar – 5

Merhaba arkadaşlar, yaklaşık 3 haftadır blogum ve sosyal medya hesaplarım ile ilgilenemiyordum. Bunun sebebi yeni girdiğim işti. Bloguma her zaman olduğu gibi tonlarca spam yorum gelmiş ve alexa da düşüş yaşamışım, bu beni çok üzdü.

3 haftadır, kendine 1-2 saat ayırıp blog yazamadın mı diye soracaksınız. Evet, ayırdım ama spor için. İşten 6’da çıkıp spora gitmem 7’yi buluyor. En az 2 buçuk – 3 saat spor yapıyorum ve eve gelmem gece 10’u buluyor, gelir gelmez yatıyorum. Sosyal Medya yöneticisi olmak kolay değil, bir sürü hesapların içeriğini güncelle, analizleri takip et vs vs

Bu sene Aksaray da ilki gerçekleşen kitap günleri için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Aksaray Kitap Günleri 29 Nisan – 7 Mayıs tarihleri arasında kitap sevenleri ve yazarları bir araya getirmek için düzenlenmiş olan bir etkinliktir. Kitap günleri, sosyal medya hesaplarını yönettiğim için sürekli resim, video, canlı yayın paylaşımları yapıyordum. Ee yazarlarla da fotoğraf çekinmeyi ihmal etmedim. Böylesine güzel etkinliği boş geçmek olmazdı, bir sürü de imzalı kitap aldım. İnşallah hepsini okuyup blog yazmak istiyorum.

20 nisan akşamını hatırlamak istemiyorum ama mecburen yazacağım, Beşiktaş – Lyon maçı, ölüm gibi bir şey oldu, kendimi parçaladım dizime vura vura morarttım. Ve maç sonu sağ tarafta bulunan fotoğrafı çekmiştim. Sinirimden kendi elime nasıl vurduysam acısını sonradan anladım. Çatladığını hissettim, sabah erkenden acile gittim röntgen çektirdim ve hiç bir şey çıkmadı, doktor ilaç, krem yazıp yolladı. 2 hafta boyunca kullandım bir faydasını görmedim. Ama spora gittiğim için, büyük ihtimalle ağırlıklar da zorlanma yaptım ve iyileşmesi kendim önledim. 3 mayıs çarşamba günü hastane de staj yapan 13 yıllık arkadaşım, canım kardeşim benim için ortopedi’ye sıra aldı.

(“Beşiktaş’ım sen çok yaşa, canım feda olsun sana, hiç bir şeye değişilmez, senin sevgin bu dünyada” derken şaka yapmıyorduk. Ölümüne Beşiktaş)

Doktor olacak adam hastaneye 9’da geldi, benim sıram gelene kadar saat 10 oldu. (Bu arada ben 8’den beri ayaktayım) Sıram geldi, içeri girdim durumu izah ettim, elimi tuttu çevirmeye başladı. Kan beynime sıçradı. (Lan ben ağrıdan yerimde duramıyorum, doktor bozuntusu elimle oyun hamuru gibi oynuyor. Dövsem bir dert dövmesem bir dert) Röntgen çektir, saat 11 de bakalım dedi. İyi dedik, hem kahvaltımı yaparım şeker ilacımı içerim. Neyse vakti doldurdum gittim, bu röntgen olmamış, git bir tane daha çektir dedi, fırça attı. (Ağrım olmasa ben ona başka bir şey çektirirdim de neyse)

Röntgen için yeni bir sıra daha aldım ve önüm de 28 kişi vardı bir çoğu da yaşlıydı. Bir çocuğun yanında boş bir yer vardı oturdum, sıramı beklerken birisi geldi çocuğu kaldırıp oturdu.(Şimdiden siz değerli takipçilerimden özür diliyorum, bunu yazmasam içimde kalacak) Bu yanıma oturan 55 – 60 yaşında ki hayvan oğlu hayvan, eşşek oğlu eşşek, ayı gibi herkesin içinde iki kere hapşurdu ve sol yüzümü yıkadı. (Dedim ben senin gelmişini geçmişini yedi ceddini….) Zaten sinirliyim, şekerim yüksek beni niye sınıyorsun sen hayvan adam.

Vursam elimde kalacak, kavga çıkacak mahkeme falan uzun iş. Bu hayvan hiç bir şey olmamış gibi ellerini birbirine sürdü, s*k**r olup gitti, iyi ki de gitti. Kendimi bildiğim için dedim, bu şerefsizden enfeksiyon kapacağım ve hasta olacağım. Lavaboya da gidemedim sıram gelmişti, röntgeni çektirip direk doktorun yanına gitmem gerekiyordu.

Doktorun yanına tekrar gittiğimde elime bir kağıt verdi, alçı odasına gitmemi söyledi ve bu şekilde alçıya aldılar. Doktor olacak bozuntu ağzını açıp iki kelime edip çatlak mı kırık mı, hiç bir şey söylemedi. Kırık olsa zaten yerimde duramazdım %90 çatlak vardı. Hastane işini halledip ofise döndüğümde burnumu çekmeye başladım. Aha dedim sabaha hasta olacağım net. Dediğim de çıktı. İşe gittim yarım saat durduktan sonra beni gönderdiler, git dinlen diye. Eve gitmeden önce aile doktoruna gittim durumu anlattım, oda başkasından geçtiğini teyit etti. İlaçlarımı yazdı ve gönderdi.

Evet resimde gördüğünüz bütün ilaçların bir kaç tanesi hariç geri kalanına ömür boyu mahkumum. 21 yaşındayım, bu yaşta bu kadar ilaç kullanmak çok kötü bir şey ama ne yapayım, Allahım başka sıkıntı, dert, keder vermesin.

2 gündür evde dinleniyorum, çok şükür iyiyim, kolum zaman zaman ağrıyor ama yapacak bir şey yok. Kendim ettim kendim buldum.

 

Hatalı cümlelerim, kelimelerim illa ki olmuştur, sürç-i lisan ettiysem affola. Eyvallah

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir