Kötü Başlangıç ve Mutlu Son

Yıllarca sıkıntı çektim durdum. Aslında kendi kendimi de sıkıntıya sürükledim diyebilirim. 2016 Mart ayından beri aktif bir şekilde iş aramaya başladım. Bu süre de okulum hala devam etmekteydi. Zaten son sınıftım. Sadece belirli derslere gidiyordum. Vaktimin boş geçmemesi için sürekli iş başvuruları yapmaktaydım. Artık çalışmak istiyordum. Ee oku oku oku sonunda bitmişti. Rahata kavuşmuştum derken Dikey Geçiş Sınavı denen illet çıktı karşıma. Dedim tamam bir şansımı deneyeyim. Olmadı yapamadım. Sağlık olsun dedik. Ama oda olmadı. Şeker hastası olduk çıktık.

Baktım hiçbir şey yolunda gitmiyor, dedim bari vatani görevimi yapayım askere gideyim. Artık önümde bir engel yoktu. Aslında vardı ama ben bundan habersizdim. Askere gitmeye karar verdim ama o da olmadı. Beni uzun çaplı bir heyete aldılar. En sonunda dediler ki, sen askere gidemezsin hastasın. Şeker hastaları askerlik yapamaz dediler. Heyet doktorlarına, askerlik şubesi komutanlığına ısrar ettim, ben askere gitmek istiyorum dedim. Gidemezsin dediler. Ben yine ısrar ettim ve dediler ki askere gidersen ölebilirsin. Evet bana bunu söylediler. Beynimden vurulmuşa döndüm. Hastane heyeti, askerlik şubesi komutanı ve çevremde ki bir çok insan bana dedi ki, çoğu kişi askerlikten kaçmak için türlü türlü yalan uydurur, gider parayla çürük raporu çıkartır, ama sen hasta halinle askere gitmek istiyorsun helal olsun dediler. Teselli edip, çürük raporumu verip gönderdiler.

Ne oldu şimdi ? Tabii ki de hiçbir şey olamadık. Bir işe girip çalışayım dedim, olmadı. Dikey geçiş sınavına girip 2 yıl daha okuyup mühendis olayım dedim, olmadı. Askere gidip vatani görevimi yapayım dedim, olmadı. Tekrar tekrar yüzlerce binlerce iş başvurusu yaptım, yine olmadı.

Kendime bu hastalığı unutturmak için bir şey yapmak istedim, olmadı.  Vardır bir hayır dedim bekledim. Tesadüfen gece yarısı bir şirkete iş başvurusu yaptım, oda ne işe kabul edildim. İlk defa sigortalı, maaşlı bir işe girmiştim. Benim için şahane bir şeydi. Ama 2 ay sonra işten çıkmak zorunda kaldım.

Detaylarını buradan okuyabilirsiniz;

Ne Yapıyorum Bu Aralar – 10

Evet yine işsiz kaldım. Hadi bir kez daha şansımı deneyeyim belki bu sefer olur dedim ve Dikey Geçiş Sınavına ve Kamu Personeli Seçme Sınavına hazırlandım. Sonuçları bekliyordum.

Eski blog yazarı, LG Destek ve Etiget sitelerinin kurucusu ve yönetici olan değerli ağabeyim Kerim Onaylar bir gün beni aradı ve n11’in Aksaray’da bir e-ticaret eğitimi olduğunu söyledi ve davet etti. Bende bu daveti kabul ettim ve beraber gittik.

Detaylarını buradan okuyabilirsiniz;

n11 E-Ticaret Eğitimine Katıldım

Kerim ağabey öncesinden e-ticaret işini freelance olarak yapıyordu. Sonrasında Aksaray’a yeni bir ofis açma kararı aldı. Ofisi açtığında bir hayırlı olsuna çayını içmeye gitmiştim ve konu konuyu açtı ve iş konusuna geldi. Aşağıda ki yazımı okuyanlar bilir, orada ufak bir spoiler vermiştim aslında.

Ne Yapıyorum Bu Aralar – 11

Kerim ağabey yeni açmış olduğu ofiste bana iş teklif etti. Yanına bilgisayar hakimi, işi bilen, güvenilir birini aradığını söyledi. Beni de blog ve internet üzerinden tanıdığı için bu iş teklifini bana yaptı. Büyük mutluluk duygum fakat sınavlarımın olduğunu söyledim ve sonuçlardan sonra net bir cevap verebilirim dedim. Anlayışla karşıladı tabii ki. Gel zaman git zaman arada yaklaşık 3 ay geçti ve sınav sonuçları açıklandı. Sonuç tahmin ettiğiniz gibi yine olmadı.

Yapacak bir şeyim yoktu artık. Kararımı vermiştim ve Kerim ağabeyin yanına tekrar geldim ve iş durumu sordum. Halen eleman aradığını söyledi. Bende çalışabileceğimi, işleri yönete bileceğimi söyledim ve bir kaç gün sonra işe başladım.

Şimdi tam olarak ne iş yapıyorsun diye soracak olursanız eğer; etiget.com, huaweiaksesuar.com, lgdestek.net ve çeşitli pazar yerlerinde (n11, gittigidiyor, hepsiburada, amazon vb) orjinal resmi distribütör ürünlerin satışını yapmaktayız. Ben bu sitelerin mağaza sorumlusuyum. Ürünlerin girdilerini çıktılarını, yeni gelen siparişlerin takibi, kargolama paketleme süreci vb işleri yürütüyorum. E-ticaret satışı yapanlar veya bu iş ile uğraşmış olanlar az çok bilir.

Sıkıntılı geçen günler, haftalar, aylar, yıllar sonra artık işimi buldum. Zaman çok çabuk geçiyor ve işe başlayalı tam 6 ay olmuş. Dile kolay. Bu yazıyı geç yazmamda ki sebep kafamda ki sorunlardı. O sorunları hallettiğimi düşündüm ve bu uzun, gereksiz, belki de alakasız yazıyı siz değerli okuyucularım ile paylaşmak istedim. (Zaten herkes ne iş yaptığımı merak edip duruyordu bence gereksiz bir yazı olmadı herhalde 🙂)

4 ay öncesinde de benim canım, ciğerim, çocukluğum, dert ortağım, kız kardeşim gibi sevdiğim canım arkadaşım Gülçin (Tarçın ve arkadaşları diye dalga geçmeyin ha) bizim ekibimize Editör olarak dahil oldu. Beni takip edenler doğum günü yazımda ve sosyal medya hesaplarımdan bilenler bilir, tanır. Bu benim için ekstra güzel sevindirici bir şeydi. İlk okuldan başlayan dostluğumuz iş hayatında da bizi yalnız bırakmadı. 16 yıldır birbirini üzmemiş iki dost, daha ne olsun. Yakında kendisine de bir blog açacağız, o zaman daha iyi tanırsınız.

Hatalı cümlelerim, kelimelerim illa ki olmuştur, sürç-i lisan ettiysem affola. Eyvallah

13 Replies to “Kötü Başlangıç ve Mutlu Son”

  1. Yalçın, öncelikle yeni işin hayırlı olsun çok sevindim. Yazında pes etmemenin ve sabrın gerekliliğini çok açık bir şekilde dile getirmişsin. İş arayan ya da hayatta karşılaştığı zorluklar karşısında umutsuzluğa kapılanlar için örnek bir yazı. Aynı zamanda da “blog” denen uğraşın bize nasıl da yeni kapılar açtığının en güzel örneğini bizlerle paylaştın. Diğer sosyal ağlar, genellikle görgüsüzce paylaşımlar yaptığımız yerler olurken blog, bildiğimizi / bilgimiz / deneyimlediğimizi / tecrübelerimizi karşılıksız olarak paylaştığımız ortam olduğu için kıymetli insanlarla arkadaşlık /dostluk kurabiliyoruz. Ve bu ilişkiler bir şekilde bizim hayatımıza dokunuyor, güzel işlere vesile oluyor. Memleketimde yıllarca yaptığım iş başvurularına hiç yanıt alamayaşımın, KPSS ile bir türlü atamamamın yapılamayışının yol açtığı kısır döngüyü benim için de blog kırdı. İstanbul’a gelişim, çalışma hayatına atılışım hep blog sayesindeki emeklerimin bir sonucu. Ve bunu her fırsatta özellikle gençlere, öğrencilere anlatmaya çalışıyorum. Senin bu yazını da ileride yapmaya hazırlandığım bir konuşmada gururla paylaşacağım. İş hayatının yoğunluğuna kapılıp bloğunu ihmal etme 😉 Hayırlı işler.

    1. Ağabey böylesine güzel uzun bir yorum için öncelikle çok çok teşekkür ederim. Yorumun sonunda ağlamamak için kendimi zor tuttum. Sonunu düşünmeden kendimce bir şeyler yapmaya çalıştım. Bir uğraş gayret vermeden iyi sonuçlar alınmaz. Defalarca uğraşmak gerekebilir. Ama ne yalan söyleyeyim bu yaptıklarımın güzel yerlere ulaşacağını tahmin etmemiştim. Ben karşımda konuşacak birilerini bulamadığım için sadece kendi kişisel dünyam da ne yaşadıysam iyi veya kötü hepsini bloguma aktardım. İyi ki de aktarmışım ki bu güzel ülkemde güzel insanlar tanımışım mesafeler uzak olsa dahi. Hemde güzel bir iş hayatı yakalamışım. Herşey blog sayesinde. Yapacağın konuşmayı blogunda yazarsan veya imkan olursa video olarak kaydedip bana atarsan beni çok ama çok mutlu edersin Evren ağabey. İyi ki varsın, iyi ki tanışmışız. Kendimle bir kez daha gurur duydum.

  2. Dik dur reis. Bize birçok konuda öncülük edip, her zaman desteğini hissettirdin. Askerlik konusunda söylemem gerekenleri söylemiştim lakin burada da söyleyeyim. Önce kendi sıhhatin yerinde olmalı, kendine faydan olmalı ki vatana faydan olsun. Takdir-i ilahi böyleymiş. İş konusunda çektiğin zorlukları ise daha iyi anlıyorum. Mezun olduğumdan bu yana kısa bir süre geçmesine rağmen çektiğim zorluğu ben bilirim. 😊 Dostluk konusunda ise dostluğunuz bakî olsun diyorum. Blog yazılarını heyecanla bekliyorum. Özletme kendini. Var ol reisim.

    1. Dik durmazsan sırtından vururlar, çelme takarlar, arkandan iş çevirirler kardeşim. Biz dik duralım ki hem kendimizi hemde sevdiklerimizi, yanımızdakileri de koruyabilelim, destek çıkalım.

  3. Birbirimizi yıllardır tanırız. Gerek iş, gerek sağlık, gerekse askerlik çektiğin sıkıntıları bizzat ben bilirim. Kolay ve hemen atlatılabilir şeyler değildi. Önemli olan azimli olmak ve hayatın devam ettiğini anlamaktı. Sen bunu başardın ve Rabbim de gönlüne göre verdi. Bundan sonrasının daha güzel ve hayırlı olması dileğiyle. Seviyorum seni. Dostluğumuz baki, unutma.

    1. Azim çalışma mutluluk ha bide para 😀

      Hepsi geldi geçti, işimi buldum, sağlıklı bir hayatım var mı yok mu ondan hala emin değilim de askere gidememek halen içimde ukde kaldı. Her şeyin hayırlısı. Sabrettim, bekledim, olacak inşallah dedim kötü düşünmedim çok şükür beklediğim sonucu aldım. Seviliyorsun, cansın 😉

  4. Yalçın hocam hayat hikayenizi, daha doğrusu iş başvuru sürecinizi başından sonuna kadar okudum. Ben de meslek lisesi okuyup meslek yüksekokulundan dikey geçiş sınavı ile mühendisliğe geçen birisiyim. Elhamdülillah hayat koşturmacamda makine mühendisi olmak da varmış. şimdi bir firmada makine mühendisi olarak çalışıyorum. Okuldan sonra 7 ay iş aradım ve iş arama sürecinin ne kadar yıpratıcı bir dönem olduğunu çok iyi bilirim.

    Siz yılmadan bir şeyler yapmaya çabalamışsınız. Nasipten öte köy yoktur derler. O misal sizde kapı kapıyı açmış ve şu an mutlu olduğunu düşündüğüm bir işle uğraşıyorsunuz. Her şer de hayır aramak lazım. Allah yolunuzu açık etsin.

  5. Benim kadim dostum. Birbirini 16 yıl üzmemiş iki dost yıllara meydan okuyarak devam edecek. Birgün biribirini hiç üzmemiş 40 yıllık dost diyerek buraya bir yazı daha yazarız ha ne dersin? Teşekkür ederim herşey için iyiki varsın. Yolun herzaman aydınlık olsun.

    1. Benim canım ciğerim bir tanecik kardeşim, hayatımda hep sen oldukça biz bu yıllara çok meydan okuruz. İyi ki benim kardeşimsin. Biz bu bloga beraber daha çok yazı yazacağız, kurtuluş yok. İkimizin dostluğu baki olsun ♥

  6. Ne çok şey olmuş, zaman su gibi akıp geçmiş…
    Yeni işin hayırlı uğurlu olsun. Sen yetenekleri üst düzeyde birisin. Evet epey şansızlık olmuş ama hepsinin üstesinden gelmişsin. Bu çok önemli ablacım. Bu şeker problemi maalesef bende de üst seviyelerde iki ilaç birden kullanıyorum. Sana da geçmiş olsun. Aslında kilonda yok sanırım sendeki de genetik…
    Sevgiler selamlar.

  7. Değerli blog arkadaşım Yalçın. Uzun zamandır bu tür sıkıntıların olduğunu biliyordum. Askere gitmek isteyip gidememek konusuna da fazla takılma derim. Çünkü artık eskisi gibi vatan millet sakarya durumu kalmadı. Fakir gidip doğuda şehit düşüyor, zengin ya da siyasilerin oğlu çürük raporu alıyor. Üstelik senin gibi bir rahatsızlığı olmamasına rağmen. Sen alnının akıyla üzerine düşeni yapmışsın.

    Yeni işin için de inan çok sevindim. Hayat çok inişli çıkışlıdır. Yeter ki yılma, Yalçın pes etti kendini bıraktı demesinler.

    Sağlıcakla kal dostum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir